kalemin.MCEscher kalemin.e-dergi.Mayıs kalemin.e-dergi.Haziran kalemin.e-dergi.Temmuz kalemin.e-dergi.Ağustos kalemin.e-dergi.Eylül
Forum
e-dergi
Söyleşiler
EN SON 20 ÜYE
TÜRKÇE KARAKTERLER
Ğ
ğ
Ü
ü
Ş
ş
İ
ı
Ö
ö
Ç
ç
Yazım Türkçeleştirme Programı
PIHILTI ÜLKESİ


                                   ...ve Dünyam'a...



           uzaklardaki sokak lambasından geçerek geldi
           oturdum
           kısınca gözlerimi
           ve bakınca gözyaşımın ardına
           yakarışlarını gördüm ışıltıların içinde kendimin



   Su soğukçaydı
   kayıp gittim üstünden
   bittiği yerde suyun
   onları gördüm kıyıda
o düş kaçkınlarını
üzerlerinde kemerlerinden başka bir şey olmayan
ve gözlerinde pıhlayan bakışlardan
ve yankılarla dolu gergin derilerinden başka...
başka neleri vardı onların
mızrakları vardı
-aşksa bu soğukçaydı-

durup dururken aralarından bir kadın
                        kemerini verdi bana
sonra düşüp kaldı buradaki ölümünün üstüne
sevdim bu kadını tutkuyla
bundan böyle hep taşıyacağım kemeriyle sevdim
            ölse de
            çocukların çıplaklığına kapandıkları
            ölse de
o kadın kemerini verdi bana
burada kalabilmem için
          ve buradan gitmek istediği için
-bazen gitmek istersiniz
       birden çok şey için-

mızraklarının üstünde taşıyarak
           sonra suya attılar onu
kayıp gitti o da geldiğim yere
bense kaldım kıyıda  oracıkta
      kemeriyle artık benim olan
ama mızrak vermediler bana
   bakmadılar gözlerime bir kez
-derilerinin daha da gerildiğini gördüm

başka bir şey olmadı uzunca bir süre
kıyıdaydık birlikteydik durup durduk
bırakıp gittiler çok sonra beni kıyıda
yanlız bir adam ve çocuk
-yalnız gözleri değil tenleri de pıhlayan
kaldılar kıyıda
ölengiden kadının olan çocuk
ve adam
   uzak kıyıya bakıp durdular
dönüp gittiler onlar da çok sonra
                    giden ötekilerin ardından


Kalamazdım orada öylece
bir kadının anısıyla
geldiğim yere gitmiş burada ölerek
                       ve kemeriyle onun
mızraksız ve çocuksuz
               kalamazdım
isteğini de duyunca onları bulmanın
bakıp çiğnenmiş çimenlere
-artık gidenlerin yolu olan o patikaya-
sonra tam yola düşecekken
adam ve çocuk yanımdaydılar gene
geri dönmüştüler birden
-istememişlerdi sanki yanlarına gitmemi
 ülkenin içlerine gitmemi o gün-
uzaklara bakıp durdular gelir gelmez
bana bakmıyorlardı hiç
ama uzaktaki kıyıya bakınca onlar
      bana bakmışlar gibi hissediyordum nedense
yanlarındaydım ve geldiğim kıyıdaydım sanki
                                             aynı anda
o kadınla beni de gömmek istemişlerdi suya sanki
                                           kemeri bendeydi
ama istemedi içim öyle bir ölüyle birlikte olmayı
ne garip
istemeyebiliyor insan bazen bir ölüyü
                                   çok sevse de
-bir ölümü başka bir kıyıda doğmak demek olsa bile
                                   istemezsiniz bazen
 ne garip
 yaşayan birini tercih edersiniz nedeni çok bir ölüye-

geldiğim uzak kıyıda bıraktım olan biteni dedim onlara
ağzımı açmadan bunları ve başkalarını söyledim
                                             adam ve çocuğa
oraya dönülemiyeceğini dönemeyeceğimi
bazı gidişlerin bitmiş olabileceğini çok ani de olsa
bazı kaçışların kaçış olmaktan çıkıp
                     biterek bitmişliğiyle
          bir intihar olabileceğini intiharı istemeden
          -ya da isteyerek    ne farkeder-
bazı gidişlerin başlamadan
     daha bir adım atmadan 
           bitmiş olabileceğini
bazen bir kaçışın kaçmaya yaramayacağını söyledim
yalnızca bir kıyıyı bırakıp geldiğimi biliyorum dedim
ilk kez bu kıyıdayken onlar gibi pıhlatabildiğim bakışlarla

birden bana çevirdiler gözlerini ikisi aynı anda
mızraklı adam ve bacağına sarılmış çocuk
ve bu bir anlık bakışlarından sonra
    dönüp içyola doğru oturdular yere
          o bir anlık bakışları
          uzak kıyıymışım gene ben işte o anda
          geldiğim yer gibi işte tam olarak
          yani dönmemi istedikleri yer gibi
          ta kendisi gibi bir uzak kıyının
siz hiç mızraklı çıplak insanların yaşadığı bir ülkede
    çıplaklıklarında kemerleri olan
         pıhlayan insanların arasında
                      uzak bir kıyı oldunuz mu hiç
-kaçıp geldiğiniz bir intiharla   ya da değil-
kaçılan ve sizin olan   ama uzaklardaki
bir kıyının kendisi oldunuz mu birden
bırakıp geldiğiniz
artık orada olmadığınız
           ve dönemeyeceğiniz belki bir daha hiç
                    uzak bir kıyı oldunuz mu


   Değişim değişmeyen tek gerçektir demişlerdi bana
                               inanmıştım bir zamanlar buna
   çoğu yaşadıklarımı ve yaşayacaklarımı yaşamış olan
   bu mızrakları
       ve kemerlerinden başka bir şeyleri
                              olmayan insanların ülkesinde
   değişmiyordu hemen hemen hiçbir şey
   -bazı zamanlar değişimsiz geçer-
   bu kıyıya adım attığımdan beri anladım ki
             çoğu zaman değişmiyordu her şey burada
   anladım ki bu ülkede sahip olunan en çok şey
                                   yaşanılmakta olandır   
                     
             ve yaşanılacaktır yaşanılacak olan
             yaşanılacaktır yaşanılacak olan


Birdenbire tekrar yola koyuldu adam
ötekilerin yanına gitmek istemişti tekrar içbölgelere
gitti adam
çocuk kaldı öylece olduğu yerde
adamın arkasından baktı durdu
ama orada benimle kaldı
adamın mızrağının son parıldayışından sonra
kalktı ve gelip yanıma bacaklarıma sarıldı sıkı sıkı
üzerime tırmandı sonra
sol omzuma oturup
   bir kez vurdu bana belinden çözdüğü kemeri ile
yelesi tutuşmuş bir at gibi koşmaya başladım
derimin yırtılışlarıyla geçerken ağaçların arasından
yokoldu sonra ağaçlar birdenbire
kıyıdan uzaklaşmıştık
ne hızlıydık ve çocuktuk ikimiz de
birden içine düştüğümüz
         ve birden ağaçların yokolduğu bir bozkırda
tüm bozkıra yeten ve daha sakin diğer tüm ağaçlardan
pırıldayan bir ulu ağaç gördüm uzakta bozkırın ortasında
mızrak ağacıydı bu
bilerek ne yapacağımı ama şaşarak bu bilişime
gidip kopardım benim olan mızrağı ağaçtan

atladı omzumdan sonra
        gerginliği mavileşen çocuk
ve ağacın dallarında gizlice duran kadını gösterdi bana
içim aktı ona
kabul etti o da
gözleri sevgisini pıhladı
saçlarını okşamamı istedi
büyükannesinin ona yaptığı gibi
okşadım
çıplaktım
ve mızrağım
ve kemerim  -o kadının ölümügidişi
çocuk...
...


Kaçışın kaçmaların olmadığı
seçmenin seçilmenin olduğu
                     ama çok önemsenmediği
haz duymanın ve acının varolduğu
                          bilindiği ve gülündüğü
tutkuların isteklerin ölmeden doyurulduğu
intihar edince ölünmeyen
o ülkede
biz bir düşten uyanmıştık
yaşadık




2010-07-16 20:06:10
Yorum sayısı 4
YORUMLAR
2010-08-05 14:27:50

Okudum okumasına da onca metafora ne gerek vardı, bir
incecik iz bırakmayınca dedim.

Diğer "Pıhıltı Ülke"lerinde buluşabildiğim bir yer illa
çıkardı.

Bunda zorlama hissi dışında bir varış yok.

Ama geçmişte yazılanların derlenip toparlanması (imkansız)
görevinin sizin için bitmesine sevindim, darısı başıma...
2010-07-18 21:58:23
   

   Varsın ışıklar sönsün ve bana desinler

   Oyun bu kadar

   varsın kül rengi havayla

   boşluk esip gelsin sahneden, 

   sessiz atalarımdan hiçbiri, hiçbir kadın

   benimle oturmasın, o koyu şaşı gözlü

   oğlan çocuk bile olmasın yanımda

   gene de kalacağım



  *****

  sanırım iki gün içinde üç kez okudum şiirinizi 

  şiir kenti, şiir ülkesi, siir dünya ve evreni

  yaşamın herhangi bir yerinde kahraman olabilecek

  kimliksiz karakter özellikleri sergileyen

  yoruma yahut duyuma yönelik ufak ipuçları verilen

  canlı olana cansız, cansız varlıklara canlı kostümler

  uyarlayan

  postmodern anlayışı, dadaist bir tutumla içselleştiren



  aaaaaaaa

  çok büyük laflar ettim biliyorum

  toplamaya gelirim.



  aniden. 

Düzeltme 2010-07-18 21:59:54
2010-07-17 04:17:25
seviniyorum pıhıltı ülkesine gideceğime

eklenmiş görünce şiirlerin arasına

bir masalın içinde geziniyorum çünkü

güzel bir masalın


yüreğinize, kaleminize sağlık
belki biraz daha sadeleştirilebilir
yaşattınız gene
teşekkürler


ışık, sevgi ve daima dostlukla
2010-07-16 23:11:43


kıyıları allak bullak edene
kendi bulduğu pıhıltısında
hakikatmiş  wewinin dediği
neydi pıhıltı?

kesintili.
akışkan.
sıcak.

palomitam'a    v
geldinse;
gündüzünde uyunan damla damla gecende.
dökülür yıldızların, kakül geceye
sarkıt dikit, bütün bir ülkeye.
(oysa şairin ismine de imrendiğim(düşçobanı) ama hiç
okumamışlığımı fark ettiğim)
başı ve yüreği şahbaz


-buna izin vardı: bir kemer bir eşya ya da bir takı-
çıplağın ışıl ışıldı
aydınlandı bir gezegen aydınlanır gibi kıyı   ıı
not:aynı kemerden bahsediliyorsa
tutarlılık ne güzel bir şey


 ... ve okyanus'a...  ııı
bir tekmelesek duvarları belki çıkıp gelecektir pıhıltılara
bulanmış
zihin kendi oyununda kendini avutur mu
avutur.fzl


  gideceksen...
                                       düşlerdekal
                                            kalkelebeklerde
    ıv

aralara serpiştirilmiş
düşmavi
fünye
uçuk

ve nefes aldığı
aldırdığı
düşaşkı
bağırçağır

...ve dünyam'a...
"ne garip
 yaşayan birini tercih edersiniz nedeni çok bir ölüye"
şimdi yeniden her birini okumuş ve buraya gelmiş biri
olarak

katılası geliyor çobanın güttüklerine .)




not:
değişim değişmeyen tek gerçektir demişlerdi bana
sıkıcı olmuş o bölüm

2010-07-16 20:22:48


neydi pıhıltı?

kesintili.
akışkan.
sıcak.
idi wewin'in dediğince...

evet, benzerdi. yirmi yıldan çok oldu pıhıltı ülkesi
yazılalı. Ona en yakın olan pıhıltı ülkesi II, beş yıl
kadar önce yazıldı. aradaki yıllar ve hani yağmurlu yıllar
şiirimdeki "on yıl kadar süren dalgınlık" şimdiye kadar
yayınladığım şiirlerin yaklaşık yarısı eski şiirler ve
yeniden düzenlemeleri. karışık. tarih atmayı sevmiyorum
şiirlerin altına. ve ben bu şiir yazma yayınlama işine son
birkaç yıldır başladım zaten. beş yıldan öncekiler, yazılıp
bir köşeye bırakılanlardı. ve şimdi bitti bu şiirle
geçmişten getirdiklerim, çok kez "yeniden yazarak"
yayınladığım "eskilerim"...

pıhhh;
en çok bir görüntü, bir ses...
en çok da hani kediler pıhlar ya, vahşicedir ya, derinden
doğadandır ya. oradan çıkmıştır ilkin. gelmiştir. başka
yerlere varmıştır sonra düş dünyamda.

kesintili. akışkan. sıcak.
ve daha bir sürü...


herkese selam olsun, şiir olsun


Düzeltme 2010-07-16 20:26:30
Rumuz
:
Parola
:
Beni hatırla.

Valid CSS!

kalemin.den sevgilerle.